Ahmed-i Dai Çengname E-Kitap İndir

Gönül Alpay Tekin tarafından çevrilen Ahmed-i Dai tarafından yazılan Çengname eserini PDF ve EPUB formatında buradan indirebilirsiniz. Türk edebiyatında Yunus Emre’nin dolabı konuşturduğu “dertli dolap” şiiri ile başlayan varlıkların konuşması ve kendilerini anlatması, bu defa “çeng-name”de görülür. Bu mesnevide konuşan varlıklar ise çeng isimli çalgı aleti ve onu oluşturan ipek teller, servi ağacı, ceylan derisi ve at kılıdır.

Mesnevinin başında tevhid, münacaat, na’t ve dört halifenin medhiyesi, sonra da Emir Süleyman’ın vasıfları anlatılır. Vezir Mehmed Paşa medh edildikten sonra yine Emir Süleyman’ı anlatan bölüm gelir. Daî daha sonra kendinden bahseder ve eserin sebeb-i telifi kısmına geçer. Bu konuyu ilk defa İranlı Sa’dî’nin işlediğini anlatır. “Beyan-ı Sıfat-ı Bahar şeklindeki bölümlerde meclis kurulan bir bağı, çengi ve orada yaşananları anlatır. Bu kısım, Emir Süleyman’ın yaşantısını da vermektedir. Sual-i kerden-i Dâî be-Çeng kısmından itibaren çeng, uzunca kendisini anlatır. Çengin ardından onu meydana getiren ipek teller, servi ağacı, ceylan derisi ve at kılı ayrı ayrı kendilerini, ne olduklarını ve başlarından geçenleri ayrıntılı olarak anlatırlar.

Çeng-name vahdet (birlik, bir araya gelme) konusunu işleyen tasavvufî ve sembolik bir eserdir. Eserdeki sembol olan çeng, insanı ve bilhassa aşığı temsil eder ve Mevlana’nın “mesnevi”sindeki ney ile benzerlik arz eder. Bu durum Dâî üzerinde Mevlana’nın etkisini gösterir. Ayrıca Dâî bu eseriyle musiki alanındaki bilgisini de göstermiştir.

Çeng-name’nin Burdur, Konya ve Sivas’ta olmak üzere üç nüshası vardır.

Ahmed-i Dai Çengname Kitap Özeti

Meselâ eğlencelerde, düğün ve merasimlerde p ara saçmak âdetini ifade eden “saçu saçmak” tâbirine şu beyti misâl olarak gösterebiliriz: Anun her perdede raz açduğım Şefa ehli şaçular saçduğım (307) Bir büyüğün veya hükümdarın karşısında el bağlayarak durmak, yerlere kadar eğilmek, onu alkışlamak gibi âdetleri ifade eden tâbirlere şu beyitler misâl olabilirler: Cehân serverleri yüz yire korlar Ducâ alğış iderler medh okurlar Gelürler yidi yirde baş ururlar Varup kol kavşurup karşu dururlar(165-166) Çengnâme’deki tâbirler şekil özellikleri bakımından incelenecek olursa, şöyle bir durumla karşılaşılır: Bir isim cümlesi şeklinde bulunan tâbirler: Aha bahşiş idüpdür cümlesin Hak Eli üstün velıkin gönü alçak (139) Nereye cazm iderse feth ider ol Gözi tok gönü bay u himmeti bol (142) İki badem içi bir kab içinde Ya şekkerdür şarâb-ı nab içinde (529) Karışmış teni tene cam câna Göğüs gögüse vü gönlek yabana (541) Kaçan kim sâzumun süzı belürür Delüler uşlanur uslu delürür (859) 195 Bir isim veya bir sıfat tertibi hâlinde bulunan tâbirler: Şafâsından çü gayet germ olurlar İşidüp taş bağırlar nerm olurlar (630) İki yüzlü kılıçsın mekr ü ale Ne gizlersin sünü girmez çuvale (916) Kanırdı zör ile kesdi bırakdı Cefa odı bile canumı yakdı (1128) Ol atlardan ben idüm uş birisi Ulu başlu cehan-geşte karısı (1234) Bir veya iki kelimenin bir fiil etrafında toplanmasıyla meydana gelen tâbirler: Benüm derdüm ki sığmaz vasfa şerhe Bağırlar baş idüpdür sine şerha (874) Sakalum bitmedin şaç baş ağardı Cefadan iç karardı taş ağardı (1120) Bu gurbet kim ciğerler hün idüpdür Niçe Leyli’leri mecnûn idüpdür (1335) İkiden fazla kelimenin bir fiil etrafında toplanmasıyla meydana gelen tâbirler: Geyik gözler ile aslan dutanlar Mahabbet oynayuban cân utanlar Yanupdur hirmenün çok söz uzatma Çü buğday gösterürsin arpa satma Saman altında şudur sözlerün hep Nikab altında gizlü yüzlerün hep(910-911) Bir cümle hâlinde bulunan tâbirler: Koyunlar kurd arasında yürürler Togan keklik bile pervâz ururlar (225) Ne şeftâlu ki bir sâcatda bin kez Eger yükler ile dirsen dükenmez (514) Kişi ger gönlegin açup araya Revâdur dise şu sığmaz araya (530) Gönüle kor bırağur cana kor köz Ne işitdi kulak gördi ne höd göz (641) Beni kim cân kulağı birle dinler Eger mermer ola derdümden inler(889) Gider evlü evine şâm olıcak Garîb anda kalur ahşam olıcak (1351) Muhtevaları bakımından çok çeşitli mânâlar taşıyan ve şekil özellikleri yukarıda kısaca belirtilen Çengnâme’deki tabirlerin hepsi burada gösterilemeyecek kadar çok olduğu için, bunların belli başlılarını aşağıda alfabe sırasına göre verelim: 196 acı söz, ağır baş, ağzı sulanmak, ağzı suyı akmak, akından ganimetler çıkarmak, aklı gitmek, aklı şaşmak, aklı tağılmak, alkış (algış) itmek, anadan doğma yalıncak, ak odı, artuk eksük, ayak almak, ayak adlamak baht yar olmak, baht u devlet yarı olmak, bağdan boşanmak, bağırlar baş itmek, bağrı baş, baş indürmek, baş salmak, bal ile yağ, bala yağ katmak, bal ağızdan gül-şeker ezmek, bal tammak, bili büğri, bilü gitmek, bir avuç toprak, buğday gösterüp arpa satmak, bulutdan tîz geçmek çarh urmak, canlar bağışlamak, can çirağını yakmak, can ısmarlamak, can kulağı birle dinlemek, can kulağı, cana göz komak, can ile istemek, can ile yeksan olmak, can u dilden, can u tenden bîzâr olmak, can yakmak, çirağı yılduz yılduzı ay olmak, ciğer tağlamak, ciğerler hûn itmek, ciğerler kan itmek, ciğerde od yakmak, cinnî gözinden sürmeyi kapmak, cübbeler çâk itmek derya geçmek, devir dükenmek, devleti bay olmak, diller vasfında âciz olmak, dillü dilince, dil virmek, dimağın çatlatmak, diş bilemek, dörpü dişinden zahm urmak, düşmenün ardın görmek elden ayakdan düşmek, elden gelmek, elden gelmemek, eli üstün, eser kılmak falı kutlu olmak, feryad kılmak, fikri tağınuk, firişte hûlu geyik göz birle aslan avlamak, gice zengi yüzünden ben uğurlamak, göğsin döğmek, gönli alçak, gönli bay, gönli bulanmak, gönle girmek, gönül göynüği, gönli güşâde, gönüle kor bırakmak, gönli sınuk, gönülden söylemek, gönüller şâd itmek, gönli tar, gönül virmek, gönül virmemek, gönli varmamak, gönline yakmak, gözin açmak, gözi aydın, gözi tok, göz usanmamak, gözleri yaş, gurbet cefâsı çekmek, güni günden yiğ olmak hâtırı perişan, hicr odı, hoş devran sürmek, hoş geçmek, hûmar yazmak, hunâbe ağlamak ışk çırasını yakmak, içi göynüklü, iç kararmak, iç yanmak, iki baş bir yakadan çıkarmak, iki gözini dört itmek, iki kat arka, iki yüzlü kılıç, iş başdan aşmak, işi sağ, itden beter kan bağışlamak, kanlar yudmak, kan içmek, kanlu yaş, kılıçdan iti kıldan ince, kılca hatâsuz, kol kavşurmak, kolda kalmak, kulak burmak, kulak diküp kuyruk götürmek, kulak urmak, kulağı gidermemek, kuru etmek (ekmek), kuru koca mum itmek, müddet başa gelmek, nefes urmak ödini sıdamak, öd yarmak, ög gitmek, öküş nimet, ömr dükenmek, ömr geçürmek, ömr ziyade (daim) olmak saç baş ağarmak, saçu saçmak, saman altında su yürütmek, seccade salmak, sıdk ile candan söz söylemek, sîne şerha itmek, su gibi mahabbet odına akmak, suya kandırmak, süde şeker karıştırmak şîre şeker karıştırmak takâtı tâk itmek, tas çinredüp gizlü tabi urmak, taş bağır, taş ağarmak, taş bağırlar nerm olmak, taşa başlar başa taşlar vurmak, taş gönül, taşı yanuk, tevbe şişesini taşa vurmak, Türkîye getürmek uçar kuşdan geçmek, ulu başlı, ulu devlet, uzak yollar açmak, uzun yaş yağı korkudan böbrekde sızmak, yidi yirde baş urmak, yile virmek, yir ü gök 197 turdugunca adı turmak, yolda kalmak, yolı toğru, yüce dağlar asmak, yüreği cûş kılmak, yürekde od yakmak, yürek yakmak, yürek taşa gelmek, yüz yire komak, yüzi ak zâlim tatarlar, zülfini salmak Görüldüğü gibi, konuşma dilinden gelen ifadeler ve tâbirler, Çengnâme’nin bütününe, hemen hemen az veya çok her sahifesine serpiştirilmiştir.

Beyitlerde Ahmed-i Daî ipek ipliklerin ve kumaşların üretimini daha çok Türkçe kelimeleri ve eylem ifade eden fiilleri arka arkaya sıralayarak anlattığı gibi, ağacın tahtasından yapılan eşyaları, bu arada çeng ve diğer musikî âletlerinin imâl edilmesini de aynı şekilde eylem bildiren Türkçe fiillerle dolu bir ifadeyle tasvir eder: Kiminden düzdiler mihrâb u minber Kiminden rahl-i Mushaf levh-i defter(1139) Kiminden düzdiler al at u engaz Kiminden cüd u şeşta muhtelif saz(1142) Keser birle kesüben pare pare Urup dörpü dişinden zahm u yâre Yonup bağladı çatdı çenge düzdi cAceb bir çeng-i höş-ahenge düzdi Usûlüm gördi çün gönline yakdı İpekden saz kıldı perde dakdı(1144-1146) Aynı şekilde derinin çenge yapıştırılması da tamamen eylem bildiren fiillerle şöyle anlatılır: 189 Çeküp çözdi çevürdi gerdi yakdı Getürdi câkibet çengine dakdı (1219) At kuyruğundan çeşitli eşyaların yapılması anlatılırken de eylem bildiren fiiller ifadeye hâkim olur: Alup ol kılları bir hoş hüner-mend Düzetdi dürlü şancat bağladı bend Kimin dam eyledi vü dâne dökdi Kimin urgan idüp katladı bükdi(1310-1311) Kiminden düzdiler çevgan u sancak cAlem başında tuğ kim gördün ancak(1312) Ağacı kesen bahçıvanın hareketleri hem eylem hem de hareket bildiren fiillerle ve hareketli bir üslûpla tasvir edilirken, diğer Türkçe kelimeler de beyitlerdeki ifadenin ağırlık noktasını teşkil ederler: Meğer bir gün kazâ-yı na-gehanl Çıka geldi şu bağun bağubanı Keserden bıçkudan yatı yarağı Bilesinde Ebü Müslim nacağı Çıkardı baltasın bilinden ol dem Ayağuma benüm zahm urdı muhkem Kanırdı zör ile kesdi bırakdı Cefa odı bile canumi yakdı (1125-1128) Hareketli fiillerle ve onların geniş zamanlı şekilleriyle anlatılan aşağıdaki av sahnesi, o anda izlenen bir sahne intibaını bırakmaktadır: Niçe yaylar şmup oklar uşandı Belik belden düşüp terkeş boşandı Yügürür itler ü atlar çalışur Beni ele getirmekde dürüşür(l 187-1188) Atın yakalanması ve öldürülmesinde görüldüğü gibi âhunun yakalanması ve öldürülmesini tasvir eden bölümde de Türkçe kelimelerle dolu sade, fakat kısa cümlelerle yaratılmış hareketli bir üslûp görülmektedir: Çıkardı bir Dımışk! yay elinde Kayın ağacı ok terkeş bilinde Çeküp yayın okın toldurup atdı Anı gördüm ki ok arkamda batdı(1193-1194) Kemend atdı dutuldum düşdüm ol dem Revan indi atından dutdı muhkem Ayağum bağladı boynum kanurdı Elüm başdı ayak gögsüme urdı 190 Bıçağın çekdi çün şundı elini Şapı balık dişi ef0! dilini (1197-1199) Aşağıdaki beyitlerde aynı hareketli üslûpla ve çoğu Türkçe olan kelimelerle bir savaş tasviri yapılmaktadır: Depinsem leşker içre sağ u soldan Şapar bir yana her kim görse yoldan Çerinün kalbini kalbe ururdum Dükelin tagıdup yalnuz tururdum Kopardı kalb-i leşkerden ğirller Kaçardı ejdeha-yı hef-seriler Kaçan kalkan gibi gögsüm gereydüm Gerek kim diişmenüh ardın göreydüm( 1265-1268) Yukarıdaki misâller, o devirdeki sanayinin ve tekniğin mahsulü olan çeşitli eşyaların daha çok eylem bildirem fiillere, günlük hayata ve bizzat görülen olayların getirdiği ilhamlara dayanan savaş ve av sahnelerinin ise hareket ifade eden fiillere baş vurularak tasvir edildiğini göstermektedir.

Ahmed-i Dai Çengname PDF İndir

Ahmed-i Dai Çengname EPUB İndir


Yorumlar

Yorum (1 Yorum)

  1. Hülya dedi ki:

    Gönül Tekin hocanın uzun zamandır aradığım eseriydi Teşekkürler.

Yorumunuzu Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


Son Yorumlar

  • Can:Büyük üstat Kazım Mirşan'ın söyledikleri ile uyuş...
  • Cemil:Okumayın bu kitabı evinize bazı yaratıklar musalla...
  • Mete:Adile Ayda günümüz pek çok tarihçiyede ışık tutmuş...
  • Murathan:Ey gönül, gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale...
  • Cenk:o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler...
  • Mert:Orhan Kemal gerçekten büyük edebiyatçı...
  • Hülya:Gönül Tekin hocanın uzun zamandır aradığım eseriyd...