Reşat Nuri Güntekin Damga E-Kitap İndir

Reşat Nuri Güntekin’in Damga adlı eserini PDF ve EPUB formatında buradan indirip akıllı cep telefonlarınızda, tablet PC ve bilgisayarlarınızda kullanabilirsiniz. ‘Damga’, Reşat Nuri Güntekin’in kısa romanlarından biri. Güntekin, çocukluk anılarının dile getirildiği eski İstanbul günlerini anlatıyor. Vedia’ya duyulan büyük aşkın, sonunda boş bir kuruntu nedeniyle umutsuzluğa dönüşmesini hüzünlenip severek okuyacaksınız. Özlenen bir evliliğin gerçekleşmemesi, büyük bir düş kırıklığına yol açıyor.

Reşat Nuri Güntekin Damga Kitabının Özeti

Sana kütüphanenin anahtarını veriyorum… Bu yazdığım kitapları bul… Ablan da birkaç parça çamaşır hazırlasın… Biz, galiba yarın aksam hareket ediyoruz… Hüseyin Ağa ile gönderirsiniz… Yahut… Pasa babam, küçük bir tereddütten sonra, ilâve etti: — Sen kendin getirebilir misin, çocuğum? Hissettim ki, babam, İstanbul’dan giderken beni bir kere daha görmek istiyor; fakat bundan, bir hodkâmlık gibi çekiniyordu.

Müşkül bir saatlerinde imdatlarına yetiştiğim için, bana melek gözüyle bakan bu aile, bir gece hırsızı olduğumu öğrendiği zaman kim bilir ne kadar hayal kırıklığına uğrayacaktı? Rana’ya, sık sık kendilerini görmeğe geleceğimi vade-derken, babasının bir gece evvel söylediği sözleri hatırlıyorum : «— Oğlumun bu kadar genç yasında ölmesi, beni çok yıktı, İffet Bey.

Ne yapalım, Allah sana da başka kısmet versin!» demişler… İsmail, evvelâ razı olmuş… Fakat sonradan dayanamamış… Bazı aksam üstleri yanık türküler okuyarak, değirmenin öte yanındaki yoldan geçer, kadıncağızı ağlatırmış… Epeyce zaman sonra İsmail, bir gün yolda Ayşe’ye rast gelmiş : «Ne olur, Gaffar Ağa’nın -köye gittiği bir gece beni değirmene al!» diye yalvarmış.

Kalfalar baslarına çatkılar çatmışlardı; vakayı* bana da anlattılar : Hürriyet ilân olunduğu gün, eniştem, galiba, Mısır’a kaçmış… Pasa babama da firar teklif etmişler; razı olmamış… Ben gelmeden bir gün evvel sokaktan bir nümayiş kafilesi geçmiş… «Kahrolsun Halis Pasa!» diye bağırmışlar; birkaç cam kırmışlar… İki saat sonra Pasa babam tevkif edilmiş… Nerede olduğu malûm değilmiş… Konakta herkes bana dargın bir gözle bakıyordu; hatta ablam : — Artık muradına erdin! diye sitem bile etti.

Köpek sustuktan sonra, epeyce zaman etrafı dinledik… Vedia, o gece ilk defa endişelerinden bahsetti: — Nihat ile ayrı odada yatıyoruz… Çocuğun gece uyanmak âdeti yoktu… Fakat bilinmez ki… Ya gecenin birinde, benim yalıda olmadığımı anlarlarsa… İlk günlerden beri bende de bu korku vardı: Maamafih, onu teskin etmek istedim: — Hava almak için bahçeye çıkmış sanırlar, dedim.

Bahçede durmasanız… — Basımda biraz ağırlık var da… Belki biraz açılırım dedim… Demek yarın ineceksiniz… Tekrar ne günü dönüyorsunuz? Hafif bir tereddütle cevap verdim: — Galiba perşembe günü… — Söylediğiniz kitabı o gün mü getireceksiniz? — Evet… Şayet isim çok olur da gelemezsem, gönderirim… Biliyorsunuz ya, Hukukun imtihanları yaklaştı… Dersler çok güç… Vedia Hanım, gizleyemediği bir asabiyetle: — Tahminim doğru, dedi, bir daha sizi göremeyeceğiz.

Manavın omuzuna dokunarak : — Arkadaş, dedim bu iste ne kadar zararın var? — Su içinde beş kâğıt, Efendi… — Beş kâğıt için bu biçareyi karakola vermek günah değil mi? Belki hapis yatacak, belki siciline hırsız diye kayıt düşecekler… Manav ters ters yüzüme baktı: «İsine git hemşeri… Sana ne?» yolunda aksi bir şey söyleyeceğini hissediyordum.

Cebinden minimini bir yüzük çıkarıp bana uzattı: — Ne dersin suna?… Âlâ… Elmas değil mi?… Söyle çevir bak!.. Karanlıkta pırıl pırıl yanıyor… Su en az otuz kâğıt eder ya… Biz ona, beşe, hatta ikiye satsak, dehşetli kârdayız… Birisinde yüz kadar var… Ancak satabilmek lâzım… Buralarda bizim kredi pek yolunda değildir… Sana üç beş tane vereyim… Sende kılık kıyafet yolunda, kimse şüphelenmez… Ne dersin? Yavaş yavaş kendime gelmiştim: — Benim mesleğim bu değil, birader… Allah muvaffakiyet versin… dedim, ayrıldım.

Fakat, o benden ayrılmamak için inat ediyor, yağmurdan ıslanan basını omuzuma dayıyor, nahif göğsünü rüzgâra veriyordu: — Ziyanı yok… Biraz hastalansam da ne ehemmiyeti var? Onu çocuk gibi okşaya okşaya, aralık duran bahçe kapısına götürdüm: Ayrılalım artık… Rahatsız olma! dedim.

Reşat Nuri Güntekin Damga PDF İndir

Reşat Nuri Güntekin Damga EPUB İndir


Yorumlar

Yorumunuzu Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


Son Yorumlar

  • Ekmel Ulus:Son Baba,Omerta ve Mario Puzonun diger kitaplarını...
  • Murat:Mahfi Eğilmez değişim sürecinde türkiye kitabını e...
  • ahmet:Iyigunler, Paulo Coelho nun Hippi adli kitabini y...
  • Deney:Paulo Coelho'nun Hippi adli kitabini epub olarak e...
  • tskarsln:Francis Hutcheson ve Ahlak Duyusu Teorisi kitabı v...
  • Pdfbul:Merhaba kitabın içersine girdiğimde de başlık Kuşk...
  • cengiz beşir:sayın yetkili. diğer tüm sitelerde de olduğu gibi ...
  • Pdfbul:Linkler yenilendi....
  • Osman:Linkler ölü, lütfen günceller misiniz?...
  • Pdfbul:takipte kalın bilgi vereceğiz...