Yaşar Kemal Ağrıdağı Efsanesi E-Kitap İndir

Yaşar Kemal’in Ağrıdağı Efsanesi adlı eserini cihazınıza uygun şekilde PDF ve EPUB formatında akıllı cep telefonu, tablet PC ve bilgisayarınızda sorunsuz şekilde çalıştırabilirsiniz. Kitabın arka kapak ve özetini makalemizde bulabilirsiniz. Bir aşk destanı olan Ağrı Dağı Efsanesi geleneklerini Mahmut Han’a karşı savunan Ahmet ile Gülbahar arasındaki aşkı konu alır. Efsanelere ve halk söylencelerine yürekten bağlı Yaşar Kemal’in bu romanı, insan psikolojisinin derinliklerini de içerir.

“Yaşar Kemal Anadolu’nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel destanın tek kahramanıolan Türk halkının kültüründen esinlenmesini bildi.”
– Jeliha Hafsia, La Presse, (Tunus)

“Yaşar Kemal’in romanı Tolstoy’un çapına ve Dickens’ın canlılığına sahiptir.”
– Manchester Guardian, (İngiltere)

“Zengin, renkli ve zekice bir nitelikle bezenmiş bir üslup ve yazdığı her kelime sert, cilalanmış, ayrıksı ve bir buğday tanesi gibi potansiyel olarak üretken.”
– Irish Times, (İrlanda)

‘Kitabın güzelliği zengin şiirsel dilinde, efsane ve mit duygusunda yatıyor.’
-Sunday Telegraph

Yaşar Kemal Ağrıdağı Efsanesi Kitabının Özeti

Uzun bir süre geçtikten sonra Paşa birden durdu, başını kaldırdı, kor gibi yanan gözlerle İsmail Ağaya baktı: «Bu kalabalığa hiç bir şey yapamayız, onları dağı-tamayız, değil mi İsmail Ağa?» diye sordu.

Böyle bir süre ağladıktan sonra Yusuf soğuk, buz gibi bir seslg sordu: «Ne var, neden ağlıyorsun Gülbahar?» Gülbahar: «Derdime çareyi bulsan bulsan, sen bulursun Yusuf,» dedi.

Bunu anası duydu: «Paşa bu yaptığını işitirse,» dedi, «hepimizin boynunu vurdurur.» Gülbahar: «Bu kadar küçüldükten sonra ne yaparsa yapsın Paşa,» diye karşılık verdi.

Ağrı yu* lenmiş, sonra da atalar Ağrının bu öfkesine türkü yakmışlar.» Gülbahar her gün, daha gün ışımadan zindanın kapısına geliyor, Sofi de ona Ağrıdağın öfkesini çalıyordu.

Şu beyler nasıl bulacaklardır dağlıları? Ya çekip çok uzaklara, İrana, Horasana gitmişlerse? Ya da Kafkas dağlarına sığınmışlarsa? Nasıl bulabilirlerdi beyler onları? Paşa da babası gibi önce Erzurumda okumuş, sonra İstanbula gitmiş, Saraya kapılanmış, orada kendini göstermiş, Padişahın ordusuyla savaşlara katılmış, yiğitliği, gözüpekliğiyle ün salmıştı.

Kimi diyordu ki, bu kadar kartal gibi beyler böyle bir tuzak kuracak kadar küçülürler mi? Bir koca Osmanlı paşası, bunca Kürt beyleri bir 33 at için bu kadar küçülürler miydi? Demek ki Paşa Ahmedi görmek istiyordu.

İşi Yusufa açsa, Yusuf kendisini öldürmez miydi? Yusufa güvenilir miydi? Yusuf atı istemeğe kendisiyle birlikte gelir miydi? 55 Haydi Yusuf her şeyi kabu! etti diyelim, dağlılar onu Ahmedin yerine tutsak almazlar mıydı? Kendisi tek başına gitse orada alıkoymazlar mıydı? Gülbahar, dağlılara haksızlık ediyorum, diye kendi kendine çıkıştı.

«O bir at değil, bin saray…» Gülbahar: «Hiç bir çare yok mu? Sofi, ben gideyim mi dağa? Varıp Ahmedin eline obasına, Ahmet, Sofi atı istiyor diyeyim mi?» Sofi: «Olmaz,» dedi.

Gülbahar hiç ayrılmak istemiyor, gün atmcaya kadar burada, böylece susarak, Ahmedin elini tutmanın korkunç tadını sürdürmek istiyordu.

Yaşar Kemal Ağrıdağı Efsanesi PDF İndir

Yaşar Kemal Ağrıdağı Efsanesi EPUB İndir


Yorumlar

Yorumunuzu Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


Son Yorumlar

  • Can:Büyük üstat Kazım Mirşan'ın söyledikleri ile uyuş...
  • Cemil:Okumayın bu kitabı evinize bazı yaratıklar musalla...
  • Mete:Adile Ayda günümüz pek çok tarihçiyede ışık tutmuş...
  • Murathan:Ey gönül, gidenden ümidini kes! Kaçan bir hayale...
  • Cenk:o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler...
  • Mert:Orhan Kemal gerçekten büyük edebiyatçı...
  • Hülya:Gönül Tekin hocanın uzun zamandır aradığım eseriyd...